Engelli bireylerin insan hakları mücadelesi, adalet ve eşit yurttaşlık arayışının ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor. 2006’da kabul edilen BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne rağmen Türkiye’de uygulamada hâlâ ciddi sorunlar yaşandığı vurgulanıyor.
Kamu binalarının erişilebilirliği, ulaşım, eğitim ve istihdamdaki fırsat eşitsizlikleri engellilerin toplumsal hayata katılımını zorlaştırıyor. Özellikle engelli kadınların eğitim ve işgücüne katılım oranlarının düşük olması, “çifte ayrımcılık” sorununu derinleştiriyor.
Engelli örgütleri, bağımsız yaşam hakkının hayata geçirilmesi için kişisel asistanlık sistemi ve yerel yönetimlerde söz sahibi olma talebini yinelerken, siyasette temsil edilmeden demokrasinin eksik kalacağını dile getiriyor.
“Engelliler için kazanılan her hak, herkes için kazanılmıştır” mesajı verilen sunumda, engellilerin siyasetin öznesi olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
