KEŞKE HERKES HAMZA KÜRKÇÜ OLSA
Siyasette, bürokraside ve yerel yönetimlerde en çok konuşulan konulardan biri makamdır.
Oysa asıl mesele makamda oturmak değil, o makamın hakkını verebilmektir.
Son dönemlerde Hamza Kürkçü ile ilgili yaptığımız haberlerde dikkat çeken ortak bir nokta var: Sahada olmak.
Kürkçü’yü kimi zaman Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde, kimi zaman zabıta ekipleriyle birlikte, kimi zaman esnafın arasında görüyoruz.
Bu görüntüler aslında basit bir ziyaretin çok ötesinde bir mesaj taşıyor.
Çünkü belediyecilik yalnızca makam odasında oturup evrak imzalamak değildir.
Sahaya çıkacaksınız.
Vatandaşı dinleyeceksiniz.
Esnafın derdini anlayacaksınız.
Belediye çalışanının hangi şartlarda görev yaptığını göreceksiniz.
Eksikleri yerinde tespit edeceksiniz.
Ve en önemlisi, “Ben bu makamdayım” demek yerine “Ben bu şehrin içerisindeyim” diyebileceksiniz.
İşte Hamza Kürkçü açısından dikkat çekici olan da tam olarak bu.
Elbette herkes aynı düşünmek zorunda değil.
Elbette her siyasetçi ve yönetici eleştirilebilir.
Ancak bir yöneticinin sahada olması, çalışanını dinlemesi, esnafla ve vatandaşla temas kurması eleştirilecek değil, örnek alınacak bir davranıştır.
Bugün birçok yerde makamlar insanları sahadan uzaklaştırırken, bazı isimler makamın sorumluluğunu sahaya taşıyor.
Hamza Kürkçü de bu noktada farklı bir görüntü ortaya koyuyor.
Biz gazeteciler olarak kişileri değil, yapılan işleri takip ederiz.
Doğru yapılanı da söyleriz, yanlış gördüğümüzü de.
Çünkü bizim için mesele bir kişiyi övmek ya da eleştirmek değil; kamu görevlerinin nasıl yapıldığını kamuoyuna aktarmaktır.
Ve bugün geldiğimiz noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Keşke herkes Hamza Kürkçü olsa…
Keşke herkes makamında oturmak yerine sahaya inse.
Keşke herkes vatandaşı dinlese.
Keşke herkes çalışanının yanına gidip sorununu yerinde görse.
Keşke herkes yaptığı işin sorumluluğunu makamının arkasına saklanmadan taşısa.
Çünkü şehirler makam odalarından değil, sokaktan yönetilir.
Ve gazetecilik de alkışlamak için değil, doğruyu göstermek için vardır.
Keşke herkes Hamza Kürkçü olsa…
