Siyaset benim için hiçbir zaman makamların, unvanların ya da koltukların adı olmadı. Benim için siyaset; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına, Cumhuriyet’in temel değerlerine, demokrasiye, kadınların eşitlik mücadelesine ve halkın umuduna omuz vermektir.

 

Ben bu partiye güçlü olduğu günlerde değil, en zor günlerinde geldim.

 

1999 yılında Cumhuriyet Halk Partisi; tarihinde ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi dışında kaldığında, birçok insan umudunu yitirirken ben umudumu büyütmeyi seçtim. Partimizin baraj altında kaldığı o zorlu dönemde elimi taşın altına koyarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldum. Çünkü benim için CHP, seçim sonuçlarına göre tercih edilen bir adres değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye, laikliğe, sosyal adalete ve halkın egemenliğine duyulan inancın adıdır.

Aradan geçen yıllar boyunca hiçbir zaman makam beklentisiyle değil; inancımla, emeğimle ve örgüt bilinciyle çalıştım. Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini de aynı anlayışla, büyük bir onur ve sorumlulukla yürüttüm. Gecemi gündüzüme kattım; kadınların sesi olmak, onların sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek, örgütümüzü büyütmek ve partimizin iktidar yürüyüşüne katkı sunmak için durmadan çalıştım.

 

Bugün gelinen noktada görevimin sona erdirilmiş olması , ne mücadeleme gölge düşürebilir ne de inandığım değerlerden beni bir adım geri attırabilir. Çünkü bizim mücadelemiz kişilere ya da makamlara bağlı değil; ilkelere, emeğe ve Cumhuriyet’e bağlıdır.

 

Benim bağlılığım, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği çağdaş, demokratik ve laik Cumhuriyet idealinedir. Aynı şekilde, partimizin iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in temsil ettiği demokratik meşruiyete olan inancım tamdır.

 

Bu nedenle, mutlak butlan kararı sonrasında görevlendirildiği belirtilen kişileri ve bu süreçte alınan kararları siyasi ve hukuki kanaatim gereği meşru görmediğimi, tanımadığımı ve bu iradeyi kabul etmediğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Benim için asıl meşruiyet; parti üyelerinin iradesi, örgütün demokratik tercihi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü demokrasi geleneğidir.

 

Siyasette en büyük güç, verilen unvanlar değil; geride bırakılan emek, kurulan gönül bağları ve insanların yüreğinde bırakılan izdir. Bugün başım dik, vicdanım rahat ve alnım açıksa bunun sebebi, görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişisel hesabın değil, örgütümün, kadınların ve partimin çıkarlarını öncelemiş olmamdır.

 

Kadınların siyasette var olma mücadelesi zaten başlı başına zorlu bir yolculuktur. Bu yol; fedakârlık, sabır, cesaret ve kararlılık ister. Bizler çoğu zaman görünmeyen emeklerin, sessiz fedakârlıkların ve büyük özverilerin temsilcisiyiz. Attığımız her adımda yalnızca kendimiz için değil, bizden sonra gelecek kadınlar için de yol açıyoruz.

 

Hiçbir idari karar; yılların emeğini, alın terini, verilen mücadeleyi ve kurulan dayanışmayı silemez. Görevler geçicidir; geriye kalan ise karakter, emek ve onurlu duruştur.

 

Görev yaptığım süre boyunca birlikte yol yürüdüğümüz tüm kadın yol arkadaşlarıma, örgüt emekçilerimize, ilçe başkanlarımıza, yöneticilerimize ve bana güvenen tüm partililerimize yürekten teşekkür ediyorum.

 

Beni tanıyan herkes bilir ki; ben geri adım atanlardan değil, en zor günlerde sorumluluk alanlardan oldum. 1999’da nasıl bu partinin yanında dimdik durduysam, bugün de aynı inançla, aynı kararlılıkla Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü benim bağlılığım makamlara değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’e, partimizin kurucu değerlerine, demokrasiye ve halkın iradesinedir.

 

Gerçek güç makamdan değil, ilkelerden gelir. Gerçek mücadele ise şartlar ne olursa olsun yoluna devam edebilmektir.

 

Bugün bir görev sona ermiş olabilir. Ancak kadınlar için, demokrasi için, sosyal adalet için ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar mücadelesi için yürüyüşüm devam ediyor.

 

Başım dik, vicdanım rahat, mücadele azmim ise ilk günkü kadar güçlüdür.

 

Ne dün teslim oldum, ne bugün susarım, ne de yarın ilkelerimden vazgeçerim. Benim yolum Atatürk’ün yoludur; benim meşrutiyet anlayışım örgütün ve üyelerin iradesidir. Bu iradeyi yok sayan hiçbir anlayışı kabul etmeyecek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu bir neferi olarak mücadelemi aynı kararlılıkla sürdüreceğim.

Seçilmiş Genel Başkanım Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, Seçilmiş Kadın Kolları Genel Başkanım Sayın Asu Kaya ile birlikte iktidar yolculuğumuz devam edecek.

Eşit, özgür, mutlu, çağdaş bir Türkiye için halkın iktidarını hep birlikte kuracağız. 

 

Biz kazanacağız!

 

Türkiye kazanacak!

 

Yaşasın örgütlü Kadın mücadelesi!

Yaşasın Kadınlar!

 

 KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

 

Saygılarımla